TGTV Başkanı : "28 Şubat dönemi, milletimizin kayıp yıllarıdır"

cift tabaka uye.jpg

BASIN

AÇIKLAMASI

28 Şubat 1997 tarihinde yapılan olağanüstü Mili Güvenlik Kurulu toplantısında  inanç hürriyetine, adalete, insan hak ve özgürlüklerine aykırı olarak "irticayla mücadele" adı altında alınan kararların yıldönümü münasebetiyle Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı  26 Şubat 2021 tarihinde bir basın bildirisi yayınlamıştır.

26.02.2021

"Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı olarak üyelerimizle birlikte, 28 Şubat'ın 24. yıldönümü münasebetiyle sivil toplum kuruluşlarımızı ve vatandaşlarımızı, milli iradeyi vesayet altına alabilecek, tüm oluşum ve güç odakları karşısında, birlik,beraberlik ve dayanışma içinde geleceğimize sahip çıkmaya davet eder, saygılarımızı sunarız. 26.02.2021

28 ŞUBAT, ZULÜM DÖNEMİDİR ."

28 Şubat 1997 tarihinde yapılan olağanüstü Mili Güvenlik Kurulu toplantısında  inanç hürriyetine, adalete, insan hak ve özgürlüklerine aykırı olarak "irticayla mücadele" adı altında alınan kararların yıldönümü münasebetiyle Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı  26 Şubat 2021 tarihinde bir basın bildirisi yayınlamıştır.

28 Şubat 1997 tarihinde Mili Güvenlik Kurulu Olağanüstü Toplantısında aldıkları kararlarla devletin yönetim mekanizmalarını zulüm aygıta dönüştürenleri kınıyoruz. 28 Şubat zihniyeti tarihimizin karanlık sayfalarında kalmaya mahkûm olmuştur. Milletimizin darbecilere verdiği bu mahkûmiyet onların boyunlarında kıyamete kadar asılı kalacaktır.

 

Kadrolarıyla devletin önemli organlarına hâkim olan 28 Şubat darbecileri, “İrticayla mücadele” kılıfıyla, milletimize düşmanlık yapmışlardır.

 

28 Şubatçılar,

 

  • İnançlarından dolayı Öğrencileri okullarından, kamu görevlilerini memuriyetten, işçileri işlerinden ihraç etmişlerdir.

 

  • Milyonlarca vatandaşı dini inançlarından dolayı fişlemişler, haksız soruşturma ve kovuşturmalarla binlerce kişiyi hapsetmişlerdir.

 

  • Seçilmiş hükümetin başbakanını istifa etmeye zorlamışlardır.

 

  • Kesintisiz 8 yıl eğitim uygulamasıyla Kur'an öğretimi yapan kurumları ve imam hatip okullarının orta kısmı kapatmışlardır.

 

  • İmam hatip lisesi ve meslek lisesi öğrencilerini, üniversiteye giriş sınavlarında “katsayı uygulaması” ile ayrımcılığa tabi tutmuşlardır. Fırsat eşitliğini ortadan kaldırıp, yüzbinlerce genci mağdur etmişlerdir.

 

 

  • Üniversitelere ikna odaları kurarak başörtülü öğrencilere fiziki ve psikolojik baskı uygulamışlar, başörtülü öğrencilerin üniversiteye girişlerini yasaklamışlardır.
     

  • “İrtica” suçlaması ile TSK’dan yüzlerce subayımızı, hiçbir yerde iş verilmemesi kaydıyla atmışlardır.

 

  • Kurdukları "Batı çalışma grubu" ile okulları, vakıfları ve dernekleri kıskaca alıp, bazılarını kapatmışlar, dindar insanları tasfiye etmişlerdir.

 

  • Hakimlere, askeri kurumlarda “irticayla mücadele” brifingleri vererek, bağımsız yargıyı baskı altına almışlardır.

 

  • İlahiyat fakültelerinin ders programlarıyla oynayarak din eğitimi ve öğretimine zarar vermişlerdir.
     

  • Kamu kurumlarını, kamusal alan ilan etmişler ve buralara dindar vatandaşları sokmamışlardır. Başörtülü insanları mağdur etmişlerdir.

 

  • Kamu kurumu çalışanlarına, “İdarenin takdir yetkisi” adı altında hukuksuz uygulamalar yaptırmışlardır.
     

  • Baskılardan bir nebze olsun kurtulmak için başörtüsü yerine peruk takan öğrencilere ve kamu çalışanlarına “Öz saçınızla gelmiyorsunuz” gerekçesi ile soruşturma açmışlardır.

 

28 Şubat dönemi, ülkemizi sosyal ve ekonomik buhrana sürüklemiş ve 2001 krizinin de tetikleyicisi olmuştur. Her yıl dönümünde hiç yaşamasaydık denilerek, mağduriyetlerini derin üzüntüyle hatırlayacağımız 28 Şubat dönemi, milletimizin kayıp yıllarıdır.

 

Milletimizin desteğiyle, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve onun liderliğindeki hükümetler, bu şer ittifakını bertaraf edip, milli iradeyi hâkim kılmışlardır.

  

Zulümlerini bin yıl sürdürmek üzere hesap yapan “28 Şubat” vesayetçileri yargı önünde hesap vermişler ve mahkûm olmuşlardır.

 

28 Şubat post modern darbesinde olduğu gibi, milletimize yapılan saldırılar sonra da devam ettirilmek istenmiştir.

 

Yakın zamanda yaşadığımız “Gezi Olayları”, “17, 25 Aralık darbe girişimleri”, “15 Temmuz İhaneti” ve bugün de “Boğaziçi Olayları” ile milli irade üzerine hegemonya kurmak isteyen iç ve dış güçler karşısında millet olarak, ferasetle davranıp, istikamet üzere yürümeye devam etmeliyiz.

Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı olarak üyelerimizle birlikte, 28 Şubat'ın 24. yıldönümü münasebetiyle sivil toplum kuruluşlarımızı ve vatandaşlarımızı, milli iradeyi vesayet altına alabilecek, tüm oluşum ve güç odakları karşısında, birlik, beraberlik ve dayanışma içinde geleceğimize sahip çıkmaya davet eder, saygılarımızı sunarız. 26.02.2021

 

Av. Hamza Akbulut

TGTV Başkanı